hollanda'da mahalle kültürünün beklediğimden sıcak çıkması
hollanda'ya taşınırken kafamda hep o klasik "soğuk kuzeyli" imajı vardı, hani herkesin programı aylar öncesinden bellidir ve kimse kimseyi evine almaz falan diye düşünüyordum. utrecht'in biraz dışındaki leidsche rijn tarafına yerleştiğimde ilk birkaç ay kimseyle pek göz göze gelmem sanıyordum ama bu ön yargılarımın yıkılması çok sürmedi.
geçen cuma akşamı kapı çalındı, yan komşum jeroen elinde iki birayla gelmiş. meğer bizim sokaktaki 12 ev kendi aralarında bir whatsapp grubu kurmuş, ayda bir yapıyorlarmış. yani öyle resmi, kasıntı bir davet falan değil; herkes sandalyesini, içeceğini alıp sokağın sonundaki küçük yeşil alana çıkıyor.
ortam o kadar ki anlatamam. birisi evde yaptığı bitterballen'ları getirmiş, diğeri yerel bir dükkanından aldığı peynirleri dizmiş. türkiye'deki o bazen sınır ihlal eden komşuluktan farklı ama kesinlikle mesafeli de değil. benim yeni taşınmış bir expat olduğumu, dili tam sökemediğimi bildikleri halde herkes anında ingilizceye döndü ve beni muhabbetin içine çekmek için ellerinden geleni yaptılar. hatta bir ara konu üzerinden bira parasını bölüşmeye gelince "sen yenisin, bu akşam bizdensin" diye takıldılar.
o akşam sadece havadan sudan değil, mahalledeki en iyi bisiklet rotalarından belediyenin çöp toplama sistemine kadar her şeyi konuştuk. . (bkz: ) dengesini kurmaya çalışırken böyle bir samimiyetle karşılaşmak, buraya gerçekten ait olduğumu hissettiren ilk an oldu sanırım. bu tarz mahalle inisiyatifleri insanı yalnızlık hissinden inanılmaz kurtarıyor.
gizem asigi28 Eki 2026 20:40