hollanda'da kiralık ev ararken hayattan soğumak
buraya geldiğim ilk sene "en fazla ne kadar zor olabilir ki" diyordum, meğer cehennemin fragmanını izlemişim. utrecht'te ev ararken yaşadığım o çaresizliği hayatımın hiçbir döneminde yaşamadım. ve sitelerinde f5 yapmaktan parmaklarım aşındı resmen. bir ilan düşüyor, on dakika sonra arıyorsun "randevular doldu" diyorlar. dalga mı geçiyorsunuz kardeşim, on dakikada ne ara elli kişi aradı?
bir keresinde amsterdam taraflarında bir yani ev görme randevusuna gittim, kapıda yirmi kişilik kuyruk vardı. kendimi kiralık ev bakmaya değil de sanki bir lütuf dilenmeye gitmiş gibi hissettim. emlakçının ağzının içine bakıyorsun, brüt maaşın kiranın dört katı mı diye sorguluyorlar, yetmiyor motivasyon mektubu istiyorlar. alt tarafı barınacağız, sanki böbreğimi ipotek ettiriyorum. ev sahiplerinin o "gunnen" yani seni seçme, sana uygun görme süreci tam bir psikolojik savaş. .
işin en saçma kısmı da o kadar para verip tuttuğun evin içinde bazen yer döşemesi, perde kornişi hatta lamba duyuna kadar hiçbir şey olmaması. bildiğin çıplak betonla karşılaşıyorsun, gidip veya gibi yerlerden parke alıp kendin döşemen gerekiyor. hollanda'da ev bulmak bir başarı değil, resmen bir piyangoyu kazanmak gibi. taşındığım gün boş evin ortasında oturup o yorgunlukla ağladığımı hatırlarım. siz bu süreci nasıl atlattınız ya da hala o f5 döngüsünde mahsur kalan var mı? (bkz: ) da tuzu biberi oluyor zaten bu stresin üstüne.
sinem hoca13 Eki 2026 17:52