hollanda'da plansız bisiklet rotalarının güzelliği

geçen hafta sonu hava nihayet biraz yüzümüze güldü, ben de amsterdam'ın o her zamanki kalabalığından kaçıp kendimi dışarı attım. telefonun gps'ini falan her şeyini kapatıp sadece bisiklet tabelalarındaki o meşhur yeşil numaralarını rastgele takip ederek sürdüm pedalları. gerçekten bu ülkenin en büyük lüksü o jilet gibi ağları üzerinde kaybolmak. weesp ile muiden arasındaki o kanalların kenarından geçerken, yan taraftaki tarlalarda otlayan inekleri, kanalda süzülen tekneleri görünce insan gerçekten yaşadığını hissediyor. tesadüfen bir yani çay bahçesine denk geldim; amca bahçesinde ev yapımı appeltaart satıyordu, taze nane çayıyla beraber o bahçede oturup sadece rüzgarın sesini dinlemek paha biçilemezdi. eskiden (bkz: ) gibi süreçlerden geçerken çok yıpranmıştım ama bu doğa ve keşif imkanı her şeyi telafi ediyor. yol üzerinde ufacık bir köy gördüm, evlerin bahçeleri o kadar nizamlı ve çiçekliydi ki sanki hepsi bir film seti için hazırlanmış gibiydi. kimsenin acelesi yok, herkes huzurlu. bir ara rotadan sapıp ormanın içine daldım, orada karşıma çıkan göletin başında sessizce durup biraz soluklanmak bütün haftanın stresini sildi süpürdü. bu plansız yolculuklar insanın ufkunu açıyor ve bu coğrafyaya olan aidiyet hissini gerçekten güçlendiriyor. benim tecrübem böyle, umarım yolu düşen herkes bu huzuru tadar.
gizem asigi27 Eyl 2026 21:21