ingiltere'de iş bulma ve kariyer
türkiye'deki o klasik torpil veya tanıdık usulü iş bulma mevzusunun yerini burada dediğimiz kafa avcıları almış durumda. özellikle londra'daysanız ve kalifiye bir iş peşindeyseniz, linkedin profilinizin adeta parlaması gerekiyor. bizzat yaşadığım bir tecrübeyi anlatayım; canary wharf'taki devasa şirketlerin sitelerine haftalarca yüzlerce cv yolladım, hepsi duvara çarptı. ne zaman ki profilimi optimize edip bu kafa avcılarıyla diyaloğa girdim, her şey bir anda hızlandı. burada sistem çok ilginç işliyor, şirketler aday eleme zahmetine girmek yerine bu dış ajanslara tonla para döküyorlar. o yüzden bir recruiter size ulaştığında 'amaaan bu da kim' demeyin, çünkü kapıyı açan anahtar genelde onların elinde oluyor. bir de işin mülakat aşaması var ki tam bir 'british politeness' şovu. mülakattan çıktığınızda 'adamlar beni çok sevdi kesin oldu' diyebilirsiniz ama o sadece nezaketten ibaret olabilir. teknik beceriden ziyade dedikleri o uyum meselesine inanılmaz takıklar. yani teknik olarak tanrı olsanız bile 'bu adamla cuma akşamı bir pub'a gidip iki bira içilir mi?' sorusuna evet dedirtmeniz lazım. başlangıçta en büyük engel vize mevzusu oluyor, o kısımları zaten (bkz: ) başlığında konuşanlar olmuş ama işin kariyer tarafı gerçekten bir network ve sabır işi. vize sponsorluğu için de 'licensed sponsors' listesindeki şirketleri hedeflemek en mantıklısı. benim tecrübem, doğrudan şirkete değil, şirkete aday götüren adama oynamanın daha kazançlı olduğu yönünde.
meltem manchester26 Eki 2026 01:24