almanya'da doğanın içinde kaybolma lüksü
geçen pazar sabahı elime kahvemi alıp, hiçbir plan yapmadan ile rastgele bir trene atladım. frankfurt'un o gökdelenli kaosundan sadece 40 dakika uzaklaşınca kendimi taunus dağları'nın eteklerinde, bad homburg taraflarında buldum. almanya'nın bu yönüne bayılıyorum; en gri, en endüstriyel şehrin bile hemen dibinde mutlaka devasa bir orman, korunmuş bir doğa parçası çıkıyor karşına. trenden indiğim an o çam kokusu burnuma doldu. buralarda yani doğa yürüyüşü yapmak milli spor gibi bir şey. 70 yaşındaki teyzelerin, ellerinde profesyonel batonlarla benden hızlı yokuş çıktığını görünce hem imreniyorum hem de buradaki yaşam kalitesine bir kez daha saygı duyuyorum. her yer o kadar düzenli ki, ormanın en ücra köşesinde bile rotanızı gösteren tabelalar var, kaybolmak isteseniz de başaramıyorsunuz. yol üstünde küçük bir göletin kenarında mola verdim. yanımda getirdiğim ve elmamı yerken suyun o dinginliği, kuş sesleri... sanki tüm hafta yaşadığım o iş stresi, bürokrasi falan bir anda uçup gitti. (bkz: ) başlığında anlatılan durumun bir benzerini burada yaşıyoruz işte. yürüyüş biterken köyün girişinde karşıma çıkan o minicik, ahşap detaylı bir içinde içtiğim buz gibi bir elmalı soda yani apfelschorle ise günün ödülü oldu. bu ülkede insanı en çok iyileştiren şey kesinlikle bu erişilebilir huzur.
sessiz sedasiz12 Eyl 2026 01:01