amerika'da buy nothing grupları
taşındığım ilk zamanlar evdeki eksikleri tamamlamak için amazon ve target arasında mekik dokurken komşumun tavsiyesiyle girdiğim, beni bu ülkenin insanına ve dayanışma kültürüne hayran bırakan oluşumdur. aslında olay çok basit: adı altında facebook üzerinde her mahallenin kendi kapalı grubu var ve kural çok net; hiçbir şey satılamaz, her şey bedava verilmek zorunda. ilk başta "kim neden düzgün eşyasını bedava versin ki?" diye düşünmüştüm ama sistemi içine girince anlıyorsun. geçen ay mutfak tezgahına sığmayan ama taş gibi çalışan bir cuisinart mutfak robotunu gruba koydum. beş dakika içinde alt sokaktaki mary "oğlum üniversiteye başlıyor, çok işine yarar" diye yazdı. akşamüstü kapıdan alırken ayaküstü on beş dakika sohbet ettik, bana mahalledeki en iyi fırının yerini tarif etti. sadece eşya değil, resmen mahalleliyle bağ kuruyorsun. en son birisi taşınırken bahçesindeki devasa monstera bitkisini "yeni evde yerim yok, bakabilecek birine gitsin" diye paylaştı. gidip aldım, şu an salonumun en güzel köşesinde duruyor. . üstelik sadece ihtiyacı olan alsın gibi bir kısıtlama da yok; amaç israfı önlemek ve topluluk bilincini artırmak. hani (bkz: ) mantığına benziyor ama burada işin içine o kişisel tanışıklık ve hikaye paylaşımı da giriyor. her sabah gruba düşen "bahçemde fazla domates var, gelip toplayabilirsiniz" veya "çocuğumun küçülen patenleri kapının önünde duruyor" mesajlarını görmek, insanın güne çok daha pozitif başlamasını sağlıyor. amerika'nın o bazen soğuk ve mesafeli gelen havasını tamamen kıran, insanı gerçekten oraya ait hissettiren çok zarif bir gelenek.
begum ozani10 Eyl 2026 07:51