ingiltere'deki charity shop kültürü
ingiltere'ye ilk taşındığımda her yüksek caddede karşımıza çıkan yan yana dizili o dükkanların hayatımın bu kadar merkezine oturacağını hiç tahmin etmemiştim. türkiye'deki ikinci el algısını tamamen yıkan, içine girdiğinizde kendinizi bir hazine avında gibi hissettiren o muazzam kültürü buradaki en sevdiğim şeylerden biri oldu. geçen hafta oxford taraflarında gezerken cancer research uk'in dükkanına girdim; sadece 3 pound'a neredeyse hiç kullanılmamış bir haruki murakami kitabı ve 8 pound'a sapasağlam bir m&s triko buldum. bu dükkanların en güzel yanı, hem döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor olmanız hem de ödediğiniz her kuruşun gerçekten bir hayır kurumuna, bir araştırmaya gidiyor olduğunu bilmenin verdiği o iç huzur. oxfam, british heart foundation veya barnardo's gibi yerler sadece alışveriş mekanı değil, mahallenin sosyal dokusunun bir parçası gibi. bazı küçük kasabalarda, mesela (bkz: ) sırasında denk geldiğim yerlerde bu dükkanlar o kadar şık küratörlüklerle yönetiliyor ki, içerideki vintage parçaları londra'nın en pahalı butiklerinde bulamazsınız. insanların evindeki fazlalıkları başkası faydalansın diye poşetleyip kapı önüne bırakması veya doğrudan dükkana bağışlaması, buradaki toplumsal yardımlaşma bilincinin ne kadar köklü olduğunu gösteriyor. bazen sadece raflara bakmak, o eski plaklar arasında kaybolmak bile günün tüm stresini alıp götürüyor. türkiye'deyken çoğumuzun mesafeli durduğu bu ikinci el mevzusu burada tam bir yaşam tarzı ve zarafet göstergesi. . buraya yolu düşenlerin lüks avm'ler yerine bu ara sokak hazinelerine vakit ayırmasını kesinlikle öneririm.
hoca bulamadim9 Eki 2026 07:16