ingiltere'de ev kiralama rezaleti
londra'ya taşınırken kafamda ne hayaller vardı, sanırsın chelsea'de şömine karşısında şarap içeceğim ama gerçekler tokat gibi çarptı. ilk bir ay airbnb'de sürünürken ve başında sabahladım. bir ilana mesaj atıyorsun, beş dakika sonra "bu mülk için randevular doldu" diyorlar. dalga mı geçiyorsunuz kardeşim? bir gün ealing tarafında bir ev için randevu kopardım. gittim ki kapıda 15 kişi sıra olmuş. bildiğin açık artırma usulü ev kiralıyorlar. emlakçı diyor ki "ilan fiyatı 1800 pound ama 2000 veren var, sen ne diyorsun?" ulan alt tarafı burası, saray mı kiralıyoruz? bir de üzerine maaşının bilmem kaç katı yıllık gelir falan istiyorlar. yeni geldiğim için yerlerde, haliyle benden istediler. ingiltere'de yaşayan, mülk sahibi bir kefil bulmam gerekiyormuş. nereden bulayım ben daha dün gelmişim? en sonunda çaresiz kalıp 6 aylık kirayı peşin verdim de öyle tutabildim. resmen tüm birikim bir anda foxtons gibi emlakçıların cebine girdi. eve girdiğimde ise o meşhur rutubet kokusundan durulmuyordu. . gerçekten bu ülkede barınma meselesi insanın psikolojisini bozuyor. (bkz: ) bile bu sürecin yanında çocuk oyuncağı kalır. siz bu süreci nasıl atlattınız merak ediyorum, ben hala o günleri hatırlayınca hafiften titriyorum.
tundra solace19 Eyl 2026 04:31