almanya'da pazar günleri çöken o hüzün
beş yılı devirdim buralarda ama şu pazar günlerinin o aşırı sessizliği hala içimi daraltıyor. hamburg'da yaşıyorum, hani güya büyük şehir ama pazar oldu mu rewe, lidl kapalı, sokaklarda in cin top oynuyor. bazen sırf insan sesi duymak için ana tren istasyonuna (hbf) gittiğim oluyor. sosyal hayat dediğin şey burada öyle "hadi bi çay içelim" diye yürümüyor maalesef. her şeyin bir usulü var. en yakın arkadaşım dediğim adamla bile iki hafta önceden randevulaşıyoruz resmen. bu durum bazen (bkz: ) sayesinde biraz kırılıyor ama o derneğe gidene kadar geçen süreçte insan kendini cidden çok yalnız hissediyor. türkiye'deki o kaosu, gürültüyü, çat kapı gelen misafiri özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. burada her şey çok düzenli, her şey tıkırında ama o duygusal boşluğu dolduracak bir şey bulmak çok zor. iş çıkışı herkes evine kapanıyor, kışın zaten saat dörtte hava kararınca iyice eve hapsoluyorsun. bazen evde otururken türkçe bir radyo açıp sadece arka planda ses olsun diye bekliyorum. gurbet hasreti dediğin şey artık memleket özleminden ziyade, samimi bir insan ilişkisine duyulan açlığa dönüştü bende. acaba sadece bende mi böyle bu durum yoksa siz de benzer şeyler yaşıyor musunuz?
bosver artik31 Eki 2026 03:48