ingiltere'de sosyal hayatın pubdan öteye gidememesi
london'a geleli üç yıl oldu ama hala o beklediğim mahalle sıcaklığını tam anlamıyla bulamadım. sabahları o meşhur kasvetli havada beklerken etrafımdaki yüzlerce insanın içindeki o muazzam sessizlik bazen göğsüme oturuyor. her şey çok sistematik, herkes çok kibar ama bir o kadar da mesafeli. iş yerinde her şey harika, "how are you mate"ler havada uçuşuyor ama mesai bitip faslına geçilince muhabbet bir türlü o beklediğim derinliğe veya samimiyete evrilemiyor.
publarda omuz omuza biralarımızı içiyoruz, şakalar yapılıyor, kahkahalar atılıyor ama bar taburesinden kalktığın an sanki o bağ orada kopuyor. (bkz: ) başlığında anlatılanların aynısını burada, sadece biraz daha yağmurlu ve daha pahalı bir versiyonuyla yaşıyorum sanki. akşam işten çıkıp eve dönerken sainsbury's'den aldığım hazır yemekle koltuğa gömüldüğümde türkiye'deki o çat kapı komşu ziyaretlerini, saatlerce süren balkon muhabbetlerini feci özlüyorum. buradaki sosyal hayat sanki hep bir randevulaşma, haftalar öncesinden planlanan bir takvim boşluğu ayırma üzerine kurulu. ama o da bir yere kadar doyuruyor insanı.
benim gibi hisseden, bu "british" mesafesini aşamayan var mı merak ediyorum. buralarda yıllanıp da bu döngüyü kırabilen, o samimi çevreyi kurabilen varsa tecrübesine talibim.
serkan manchester14 Eyl 2026 07:10