hollanda'da aksam sekizden sonra gelen o gurbet hissi
burada besinci yilimi devirdim ama su hissi bir turlu uzerimden atamiyorum. utrecht taraflarinda yasiyorum, isim gucum yerinde, uzerinden her sey tikir tikir halloluyor ama aksam saat sekizden sonra sokaklar bosalinca icime bir okuz oturuyor. albert heijn’den son dakika bir seyler alip bisikletle eve donerken o sapsari sokak lambalarinin altinda kendimi dunyanin en yalniz insani gibi hissediyorum bazen. hollandalilar cok nazik, cok medeni ama o dedikleri kavramin icine girmek deveye hendek atlatmaktan zor. is yerinde yapiyoruz, herkesle gulup egleniyoruz ama gunun sonunda herkes kendi kucuk, planli dunyasina cekiliyor. turkiye’deki o plansiz, hadi aksam cay icmeye geliyoruz samimiyetini aramiyorum bile artik, ona coktan veda ettim ama (bkz: ) basliginda da dendigi gibi, her sey bir cikar iliskisi veya onceden ajandaya islenmis bir randevu silsilesi uzerine kurulu sanki. ozellikle kisin o bitmek bilmeyen griligi ve dinmeyen yagmuru altinda, insan bazen benim burada ne isim var diye sormadan edemiyor. her seyin mukemmel islemesi, ns trenlerinin tam saatinde gelmesi bir noktadan sonra ruhunu doyurmaya yetmiyor. bazen bir kafede otururken yan masadaki o sen sakrak hollandali grubun arasina asla dahil olamayacagimi bilmenin verdigi o dislanmislik hissi cok baskin cikiyor. . sizde de durumlar boyle mi yoksa ben mi bu sosyal duvarlari asmayi beceremiyorum merak ediyorum.
zeynep asisi22 Eyl 2026 22:48