hollanda'da iş görüşmesindeki o aşırı dürüstlük

burada yaklaşık dört yıldır amsterdam'da it sektöründe çalışan biri olarak söyleyebilirim ki iş arama süreci türkiye'ye göre çok daha şeffaf ama bir o kadar da acımasız. mülakatlarda karşılaştığım o meşhur olayı başta insanı bir afallatıyor. türkiye'deki gibi "en büyük zayıflığınız nedir?" sorusuna "ay çok çalışıyorum" gibi politik cevaplar verdiğiniz an eleniyorsunuz; adamlar gerçekten dürüstlük ve farkındalık bekliyor. hatta bir keresinde tarafında bir mülakatta teknik bir hatamı yüzüme vurduklarında yerin dibine girmiştim ama sonra bunu nasıl düzelteceğimi anlattığımda hemen teklif verdiler. burada her şey demek. (bkz: ) bu yüzden çok kritik. linkedin üzerinden birine ulaşıp "ya senin şirket nasıl, bir kahve içelim mi?" dediğinizde genelde hayır demiyorlar, bu kültürü sayesinde birçok kapı açılıyor. bir de sınırları içerisindeyseniz ingilizce ile kral gibi yaşarsınız ama kariyerde bir noktadan sonra flemenkçe bilmemek o meşhur cam tavanı hissettiriyor. özellikle öğle yemeği aralarında herkes kendi diline döndüğünde o meselesini daha iyi anlıyorsunuz. hiyerarşinin sıfıra yakın olması, ceo ile mutfakta yan yana kahve sırası beklemek çok garip bir özgürlük hissi veriyor. dürüst olun, kendinizi kasmayın ve dürüstçe ne yapabildiğinizi anlatın, gerisi bir şekilde geliyor. en azından benim başıma böyle geldi.
gezgini tayfasi22 Eki 2026 18:01