amerika'da hobi grupları üzerinden kurulan dostluklar
seattle'a ilk taşındığımda "amerikalılar çok yüzeyseldir, asla derin dostluk kurulmaz" klişesiyle gelmiştim ama green lake taraflarında bir grubuna dahil olunca bütün fikrim değişti. hani o (bkz: ) başlığında okuduğumuz mesafeli duruşun yerini, haftalık koşu sonrası zoka coffee'de içilen latteler ve gerçekten birbirini merak eden bir topluluk aldı.
geçen sene ayağımı burktuğumda, daha grupta sadece iki aydır bulunmama rağmen, hiç beklemediğim bir şekilde üç farklı kişi "market alışverişine ihtiyacın var mı?" diye mesaj attı. hatta biri üşenmeyip trader joe's'tan sevdiğim o meşhur dondurulmuş mandarin orange chicken'lardan alıp kapıya asıp gitti. türkiye'deki o eski mahalle kültürü burada başka bir formda, ilgi alanları etrafında şekilleniyor.
bu gruplar sadece spor yapmak için değil, aslında bir nevi işlevi görüyor. işten çıkarılan birine hemen linkedin'de referans olan mı dersin, ev taşırken sahibi olduğu için yardıma koşan mı dersin... hepsiyle çok samimi olduk. geçen hafta sonu gruptan matt'in evinde toplandık, herkes kendi yaptığı bir yemeği getirdi (bkz: ). o akşam orada sadece "nasılsın, hava çok güzel" konuşmaları değil, göçmenlikten, gelecek kaygılarından ve hayallerden konuştuk.
yani diyeceğim o ki, amerika'da o "hi" ve "how are you" duvarını aşmanın yolu ortak bir uğraş bulmakmış. doğru grubu bulunca o meşhur yalnızlık hissi yerini gerçekten bir yere ait olma hissine bırakıyor. benim için buradaki hayatın en büyük sürprizi bu oldu.
erhan gurbetci26 Eyl 2026 09:10