kanada'da gurbet hasreti ve sosyal hayatın kısırlığı

beş yıldır toronto'dayım, dördüncü evimi değiştirdim ama hala o türkiye'deki çat kapı samimiyetinin zerresini bulamadım. buradaki hayat tam bir üzerine kurulu gibi görünse de aslında herkes kendi fanusunda yaşıyor. iş yerinde herkesle kankasın, cuma akşamı 'have a great weekend' diyip ayrılıyorsun ama pazartesiye kadar kimse kimseyi aramıyor. özellikle kış aylarında saat 4:30'da hava kararınca o yalnızlık hissi insanın tepesine çöküyor. bazen path'in kalabalığında yürürken binlerce insanın arasında tek başımaymışım gibi hissediyorum. (bkz: ) başlığında anlatılanların aynısı burada da geçerli, belki soğuk yüzünden bir tık daha ağırı. buradaki insanların aşırı olması başlangıçta çok hoşuna gidiyor ama sonra anlıyorsun ki o nezaket aslında araya mesafe koymanın en kibar yolu. birine 'hadi bir akşam yemeğe gel' dediğinde 'sounds great, let's check our calendars' cevabını alıp üç hafta sonrasına randevulaşmak benim hala alışamadığım bir durum. dedikleri nane burada şaka değil, resmen gerçek. insan bazen sadece dertleşecek, iki çift laf edecek, beraber boş boş oturacak birini arıyor ama herkesin ajandası haftalar öncesinden dolu. . siz de benzer şeyler yaşıyor musunuz yoksa ben mi sosyalleşmeyi beceremiyorum merak ediyorum, zira bu kadar medeniyetin içinde bu kadar izole hissetmek bazen çok ağır geliyor.
onur tetikci17 Eki 2026 07:19