hollanda'da ev bulmanın imkansızlığı

buraya ilk geldiğimde "parası neyse verir tutarız" diyordum ama hollanda piyasası insanın o kibrini öyle bir kırıyor ki anlatamam. her şey üzerinden gelen o bildirim sesine bağlı yaşamaya başlıyorsun. bildirim düşer düşmez evi aramayıp on dakika beklersen geçmiş olsun, o günkü 50 kişilik listesi çoktan dolmuş oluyor. geçen hafta utrecht tarafında bir eve bakmaya gittim, evin önünde kuyruk var resmen. millet birbirini süzüyor, kimin maaşı daha yüksek, kimin kontratı diye. ev sahibi de tepemizde dikilmiş, sanki sarayına veliaht seçiyor. brüt maaşının kiranın üç, hatta bazen dört katı olması şartını geçtim, artık millet kiralık ev için bile üstüne para teklif etmeye başladı. aylık 1800 euro istenen yere "ben 2000 vereyim ama n'olur beni seçin" diyen beyaz yakalı dramı diye bir gerçek var burada. altı aydır airbnb ve geçici odalar arasında sürünmekten, valizle yaşamaktan ruh sağlığım bozuldu. emlakçıya mail atarken sevgilime mektup yazar gibi özeniyorum, "bakın biz çok sessiziz, partilemeyiz, bitkimiz bile yok" diye yalvarma noktasına geldim. (bkz: ) başlığını okuyunca oradakilere üzülmüştüm ama buradaki yer darlığı ve sistemin tıkanıklığı bambaşka bir seviye. resmen açlık oyunları'ndayız ama sonunda madalya yerine rutubetli bir stüdyo daire veriyorlar. sizin de durumlar böyle mi? amsterdam dışına kaçıp her gün trende ömür çürütmek mi daha mantıklı yoksa bu stresle yarışmaya devam etmek mi, bazen gerçekten bilemiyorum.
shadow shadow17 Eyl 2026 13:27