hollanda'da beyaz bisikletlerle doğayı keşfetmek

buraya ilk taşındığımda herkesin öve öve bitiremediği ama benim 'ya alt tarafı orman işte' diye küçümsediğim hoge veluwe maceramdan bahsetmek istiyorum biraz. geçen hafta sonu atladık trene, arnhem tarafına geçtik. parkın girişinde o meşhur yani beyaz bisikletleri görünce insanın içini bir çocuksu heyecan kaplıyor. herhangi bir ücret ödemeden, kilidiyle uğraşmadan bir bisiklete atlayıp kilometrelerce sürmek gerçekten büyük bir lüks. parkın içindeki o kum tepeleri ve mor fundalıklar arasında pedallarken insan gerçekten hollanda'nın sadece kanallardan ibaret olmadığını anlıyor. yollar o kadar düzenli ki, kaybolma ihtimalin yok gibi bir şey. bir noktada mola verip bahçesindeki heykellerin arasında dolanmak, sonra tekrar ormanın derinliklerine dalmak insanın ruhunu dinlendiriyor. biz gittiğimizde şansımıza hava da o nadir görülen güneşli günlerden biriydi, geyiklere bile rastladık yolda. insanın doğayla bu kadar barışık, bu kadar erişilebilir bir sistem kurmuş olması takdire şayan. türkiye'de bir yere gitmek için saatlerce trafik çekip, gittiğin yerde park yeri arayıp stres olurken; burada bisikletin üzerinde, rüzgarı yüzünde hissederek gezmenin keyfi bambaşka. eğer vaktiniz olursa sadece büyük şehirlerde kalmayın, mutlaka bir yapıp bu rotalara çıkın derim. insanın gerçekten yaşadığını hissettiği anlardan biri bu.
gezgini tayfasi4 Eki 2026 01:06