amerika'da mahalle aralarındaki minik kütüphaneler

buraya ilk taşındığımda, new jersey taraflarında mahalle aralarında yürürken evlerin önündeki o minik, renkli ahşap kutuları kuş yuvası falan sanmıştım. meğer her biri birer imiş. sistem o kadar tatlı ki; 'bir kitap al, bir kitap bırak' mantığıyla işliyor. ne bir üyelik kartı, ne bir süre sınırı, ne de başınızda bekleyen bir görevli var. tamamen güven ve paylaşım üzerine kurulu bir sosyal doku. geçenlerde sabah yürüyüşü yaparken maple avenue üzerindeki bir kutuda tertemiz bir stephen king romanına denk geldim. yanımda da evde fazladan duran, belki birinin ilgisini çeker diye düşündüğüm bir yemek kitabı vardı, hemen takasladım. bazen çocuk kitaplarıyla dolu oluyor, bazen de ciddi ciddi teknik kitaplar çıkıyor. hatta bazı mahallelerde bunu bir adım öteye taşıyıp şeklinde gıda paylaşım kutularına çevirenler de var. insanın hiç tanımadığı komşularıyla bu şekilde sessizce iletişim kurması, o kutuyu yapan kişinin emeği, içerideki kitapların elden ele dolaşması bana müthiş bir aidiyet hissi veriyor. hani hep (bkz: ) diyoruz ya, işte bu tip küçük insani detaylar o yalnızlık hissini kırıp geçiyor. her sabah o kutuların önünden geçerken içim ısınıyor resmen. kim bilir o kitabı daha önce kim okudu, hangi sayfasına kahve lekesi bıraktı diye düşünmek bile buradaki yaşantıya bir derinlik katıyor. basit ama toplumun birbirine güvenini simgeleyen harika bir gelenek. özellikle çocuklu aileler için okuma alışkanlığını teşvik etmesi bakımından paha biçilemez.
nihan hoca7 Eki 2026 10:05