hollanda'da ev arama işkencesi
hollanda'ya taşındığım ilk ay her şey çok pembe geliyordu; kanallar, bisiklet yolları, o meşhur düzen falan derken ve uygulamalarıyla tanışınca gerçek hayatın tokatı yüzüme patladı. hani derler ya "paranla rezil olmak" diye, işte bu ülkenin konut piyasası tam olarak o sözün sözlük karşılığı. elimde mis gibi iş kontratı var ama emlakçılar telefonlarımı bile açmıyor, açan da brüt maaşın 3-4 katı net gelir şartını papağan gibi tekrarlıyor.
geçen ay utrecht'te bir ev görmeye gittim, kapıda 30 kişilik kuyruk vardı. sanki bedava bir şey dağıtıyorlar. ev dedikleri de 45 metrekare, güneş görmeyen, rutubet kokan bir yer ve istenen kira 1750 euro. üstüne bir de eklenince rakam iyice saçmalıyor. ev sahibi resmen mülakat yapıyor; "sigara içiyor musun?", "evcil hayvanın var mı?", "sevgilin gelip kalacak mı?"... arkadaş alt tarafı kiracı olacağım, sanki böbreğimi bağışlamamı istiyorlar.
en çok canımı sıkan da o meşhur "sorry, the property has been let" mailleri. daha ilan çıkalı on dakika olmuş, saniyesinde mesaj atıyorum, gelen cevap otomatik: "ev tutuldu." ışınlanıyorlar mı ne yapıyorlar anlamadım. ama kanıtlayamam. amsterdam zaten artık orta sınıf için hayal oldu, rotterdam ve den haag tarafında da durum farksız. (bkz: ) başlığına yazılan her kelimeye katılıyorum. bu süreçte psikolojim cidden bozuldu. aranızda bu işi torpilsiz, rüşvetsiz, şans eseri halleden biri varsa bir taktik versin allah aşkına; yoksa yakında kanal kenarında çadır kurup yerleşik hayata geçeceğim.
echo lumen10 Eyl 2026 09:54