kanada'da canoo uygulaması ile gelen kültür turu
toronto'ya ilk taşındığımda her şeyin bu kadar pahalı olması gözümü biraz korkutmuştu ama zamanla sistemin insanı ne kadar desteklediğini fark edince içim rahatladı. özellikle olduktan sonra keşfettiğim uygulaması tam bir hayat kurtarıcı oldu benim için. sadece yeni vatandaşlara değil, oturumunu yeni alanlara da koca bir ülkenin kapılarını ücretsiz açıyorlar. rom'a (royal ontario museum) gidip o devasa dinozor iskeletlerine bakarken ya da bünyesindeki muazzam milli parklara girerken kuruş ödememek insana gerçekten değerli hissettiriyor. geçen hafta vancouver tarafına geçtiğimde bile bu uygulama sayesinde sanatsal etkinliklere bedavaya girdim resmen. bu sadece bir bedavacılık mevzusu da değil; devletin sana bak burası artık senin evin, gel burayı tanı, sev ve aidiyet hisset deme şekli gibi geliyor bana. türkiye'de müze kart falan var ama buradaki kapsayıcılık, her yıl binlerce yeni göçmenin bu topraklara ısınması için kurgulanmış müthiş bir sosyal fayda. bazen hafta sonu ne yapsam diye düşünürken uygulamayı açıp haritadan rastgele bir müze veya sergi seçiyorum, her seferinde de vay be adamlar yapmış diyerek eve dönüyorum. (bkz: ) başlığında da bahsedildiği gibi, sosyal devlet tanımı burada gerçekten farklı bir boyutta çalışıyor. göçmenliğin o ilk zorlu, adaptasyon sancılı aylarında böyle küçük jestler insanı psikolojik olarak çok yukarı çekiyor. en azından benim adaptasyon sürecimi inanılmaz hızlandırdı ve bu ülkeyi sevmemi sağladı.
engin seyyah3 Eki 2026 13:06