almanya'da kapı önlerine bırakılan hediye kutuları

münih'e ilk taşındığımda, schwabing sokaklarında yürürken binaların girişindeki o meşhur karton kutuları görünce çok şaşırmıştım. üzerlerinde el yazısıyla yazan bu kutular, aslında bu ülkenin en zarif sosyal alışkanlıklarından birini temsil ediyor. insanlar artık kullanmadıkları ama hala işlevsel olan her şeyi; kitapları, mutfak gereçlerini, hatta bazen mobilyalarını bile diğer mahalle sakinleri alsın diye kapı önüne bırakıyor. geçen ay giesing taraflarında tam da yeni evime bir şeyler bakarken bir kutunun içinde pırıl pırıl bir lambader ve yanında birkaç tane klasik müzik plağı buldum. o an hissettiğim şey sadece bedava bir şey bulmanın sevinci değil, bu toplumdaki o muazzam yani sürdürülebilirlik bilincine duyduğum hayranlıktı. eşyayı çöpe atmak ya da satmaya çalışmak yerine, hiç tanımadığın bir komşuna hediye etmek gerçekten çok medeni bir hareket. bu kutular sayesinde bazen hiç tanımadığınız komşularınızla ayaküstü sohbet kurabiliyorsunuz. "bu plaklar babamındı, umarım severek dinlersin" diyen bir teyze ile karşılaşmak, gurbette olduğunuzu unutturup sizi o mahalleye ait hissettiriyor. (bkz: ) gerçekten hem ekolojik hem de ruhsal olarak insanı besleyen bir şey. bazen o eşyadan daha değerli olabiliyor. birinin "yeni sahibini mutlu etsin" yazılı notunu görünce bu ülkenin bazen anlatılan o soğuk imajının ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha anlıyorum.
gunah bende25 Eyl 2026 10:07