amerika'da ehliyet alma ve trafik mevzuları

abd'ye ayak bastıktan sonra hayatta kalmak için yapmanız gereken ilk şey kapılarını aşındırmak. türkiye ehliyeti eyaletine göre değişmekle beraber genelde ilk 6 ay geçerli olsa da, araba sigortası yaptırırken 'foreign license' muamelesi görüp fahiş primler ödememek için yerel ehliyete geçmek şart. ben bu süreci bizzat yaşarken şunu anladım; buradaki en büyük engel sınavın zorluğu değil, o bitmek bilmeyen bürokrasi ve evrak toplama süreci. öncelikle yanınızda pasaport, güncel i-94 çıktısı, ssn kartı ve adresinizi kanıtlayan en az iki belge (mesela wells fargo'dan alınmış bir hesap dökümü veya pseg faturası) olmak zorunda. yazılı sınav için 'driver’s manual' kitabını bir kez okumak yetiyor ama sorular bazen şaşırtmalı olabiliyor. asıl mevzu direksiyon sınavında. türkiye'deki gibi rampada dur-kalk veya milimetrik paralel parkla kasmıyorlar ama 'blind spot' dedikleri kör nokta kontrolünü yapmazsanız saniyesinde bırakıyorlar. şerit değiştirirken veya dönerken abartılı bir şekilde kafanızı çevirip omuz üstünden bakmanız gerekiyor. trafik kurallarına gelince, türkiye'den gelen bizler için en büyük nimet olayı. tabelada yasak olduğu belirtilmedikçe kırmızı ışıkta durup yolu kontrol ettikten sonra sağa dönebiliyorsunuz. bir de meşhur '4-way stop' kavşakları var. herkes duruyor ve kavşağa ilk gelen ilk geçer; kimse kimsenin üzerine sürmüyor, tam bir medeniyet sınavı. otobanlarda ise sol şerit bizdeki gibi sadece sollama şeridi değil, genelde en hızlı gidenlerin şeridi ama sağdan sollama yapmak da burada yasal, o yüzden her yöne dikkat etmek lazım. sonuçta ehliyeti cebinize koyduğunuzda abd'de bir nevi kimlik (id) sahibi oluyorsunuz, pasaport taşımaktan kurtulmak bile büyük rahatlık.
begum ozani16 Eyl 2026 07:21