ingiltere'de mahalle barı kültürü ve pub quiz dostlukları
londra'ya ilk taşındığımda, o meşhur soğuk ve mesafeli ingiliz profilinden dolayı biraz çekiniyordum ama taşındığım mahalledeki, yani tarafındaki yerel bir barda başıma gelenler tüm algımı yıktı. haftalık gecelerinden birine tek başıma, sadece bir bira içip izlerim diye gitmiştim. barın sahibi, elinde kağıt kalemle gezen amca, yanıma gelip "ekibin var mı evlat?" diye sordu. yok deyince beni direkt mahallenin emekli öğretmenleri ve bir tane tesisatçıdan oluşan masasına transfer etti. o gece o masada sadece genel kültür yarıştırmadık, resmen o mahallenin bir parçası oldum. ingilizlerin o meşhur dedikleri yüzeysel sohbeti, bir noktadan sonra derin bir mahalle dayanışmasına evrildi. her salı o masada buluşmaya başladık. bir gün grip olduğumda "bu hafta gelmedin, iyi misin?" diye mesaj atan bir komşum oldu bu sayede. türkiye'deki mahalle bakkalı samimiyetini, londra'nın ortasında bir ortamında bulacağımı hiç tahmin etmezdim. bir keresinde konu (bkz: ) üzerine açılmıştı ve masadaki tesisatçı amca bana kendi bahçesinden topladığı domatesleri getirmişti. gurbette insanın kendini bir yere ait hissetmesi çok zor ama böyle mikro topluluklar içine girince o yalnızlık hissi uçup gidiyor. . eğer buralara yeni geldiyseniz, kendinizi eve kapatmak yerine en yakındaki barın sosyal etkinliklerine katılın derim, her şey bir anda güzelleşebiliyor.
sesi asisi25 Eki 2026 07:21