kanada'da iş ararken toslanan canadian experience duvarı

kanada'ya on yıllık kıdemli yazılımcı olarak gelip ilk üç ay telefonumun bile çalmamasıyla yüzleştiğim o meşhur duvar. adamlar senin türkiye'deki ya da avrupa'daki devasa projelerini, yönettiğin ekipleri zerre umursamıyor. her mülakatta ya da hr görüşmesinde karşına çıkan o meselesi insanı gerçekten hayattan soğutuyor. başlarda anlam verememiştim, "yahu kod her yerde aynı kod değil mi?" diyordum ama olay teknik bilgiden ziyade buradaki iş kültürüne, o yumuşak iletişim diline ve takım çalışması dinamiklerine uyum sağlayıp sağlayamayacağınla ilgiliymiş. toronto'da bay street üzerindeki o meşhur gökdelenlerin altındaki path tünellerinde koşturan insanlara bakıp "ben ne zaman buraya ait olacağım" dediğim çok oldu. işin sırrı kesinlikle başvuru butonuna basıp beklemek değil. bizdeki torpil kavramından çok farklı bir kültürü var burada. tanımadığın birine linkedin üzerinden "merhaba, senin kariyer yolculuğun ilgimi çekti, 15 dakika vaktin varsa bir yapabilir miyiz?" diye mesaj atmak burada çok normal ve aslında sistem bunun üzerine kurulu. benim de ilk işim, mississauga taraflarında bir şirkette çalışan birine attığım o çekingen mesajla başladı. adamla starbucks'ta buluşup kahve içtik, bana referans oldu ve kapılar öyle açıldı. yani özetle, buraya gelince egoyu kapıda bırakıp sıfırdan çevre yapmaya, gönüllü işlere girmeye veya en azından birilerinin kahvesini ısmarlayıp hikayesini dinlemeye hazır olmak lazım. (bkz: ) başlığında anlatılanlar burası için de fazlasıyla geçerli ama kanada'da o "kibar ve mesafeli" tonu tutturmak çok daha kritik. vancouver'dan halifax'e kadar nerede olursanız olun, birinin "bu çocuk buraların raconunu biliyor" demesi yetkinliğinizden daha mühim olabiliyor bazen.
burak sahin13 Eki 2026 03:32