amerika'da iş bulma ve kariyer
burada iş bulma mevzusunda öğrendiğim en büyük tokat, cv gönderip beklemenin neredeyse hiçbir işe yaramadığı gerçeği. türkiye'deyken referans denince aklımıza hemen torpil gelirdi ya, burada olay çok daha kurumsal ve sistemli bir döngüsüne dönmüş durumda. ilk taşındığım dönemde şansımı yaparak denedim, san francisco ve civarında belki yüzlerce yere başvurdum ama bir allah'ın kulu dönmedi. sonra fark ettim ki olmadan o otomatik filtreleri geçip sistemin içine girmek deveye hendek atlatmaktan zor.
linkedin üzerinden hiç tanımadığım insanlara kahve içelim mi diye mesaj atmak başta çok yüzsüzce geliyordu ama buranın raconu buymuş. insanlar buna informational interview diyor ve bir şekilde o bağı kurmadan mülakat masasına oturmak mucize gibi bir şey. şirketlerin içindeki o meşhur referral primleri sağ olsun, çalışanlar da zaten sizi sisteme sokmaya dünden razı. ama asıl olay mülakat aşamasında başlıyor. teknik beceriden ziyade culture fit dedikleri o garip uyum meselesine acayip takıklar. yani teknik olarak canavar olsanız bile, ekipteki insanlarla cuma akşamı bir şeyler içmeye gidebilecek tipte değilseniz o iş olmuyor. kurumsal hayatta her şeyin aşırı pozitif ve amazing olması bazen çok yapmacık gelse de sistem bu samimiyet görünümlü profesyonellik üzerine kurulu. türkiye'deki o sert hiyerarşiden çıkıp burada müdüre ismiyle hitap etmek veya beraber taco yemeye gitmek kariyer basamaklarını tırmanırken en büyük silahınız oluyor. tabii vize sponsorluğu gibi konular hala en büyük bariyer, o yüzden her şey kağıt üzerinde göründüğü kadar kolay değil, kendi özel durumunuz için mutlaka bir göçmenlik uzmanına danışın.
aylin kurt9 Eki 2026 15:19