hollanda'da sokak aralarındaki paylaşım dolapları

eindhoven'a ilk taşındığımda sokaklarda yürürken insanların bahçe kapılarının önünde, minik ahşap dolaplar gördüğümde başta bunların sadece kuş evi ya da dekorasyon olduğunu sanmıştım. meğer bu dedikleri ve daha genel adıyla olan o muazzam paylaşım kültürüymüş. türkiye'den gelen biri olarak "bunu kesin çalarlar" ya da "içine çöp atarlar" önyargımı kırması yaklaşık iki haftamı aldı. geçenlerde bizim stratumsedijk tarafındaki ara sokaklarda yürürken bir tanesine denk geldim, üzerinde çok tatlı bir not vardı: 'fazla vaktin varsa bir kitap al, bitirdiğinde geri getir ya da başkasını bırak'. içerisi sadece kitap değil; konserve bezelyeler, paketli makarnalar, hatta bir kutu monopoly ile doluydu. bu olay sadece eşya alışverişi değil, aslında o mahalledeki insanların birbirine olan sessiz güveninin bir kanıtı gibi. kimse başında beklemiyor, kimse kimin ne aldığını denetlemiyor ama dolap hep dolu, hep düzenli. ben de geçen hafta evde fazladan duran ve bir türlü okumadığım ingilizce yemek kitabını bıraktım, yerine oradan çok tatlı bir çocuk kitabı aldım . insanı gerçekten mahallenin bir parçası hissettiren bir şey bu. (bkz: ) ile benziyor ama hollanda'daki bu dolap olayı daha bir sahiplenilmiş, daha bir estetik duruyor sokaklarda. taşındığımdan beri gördüğüm en medeni ve kalbimi ısıtan detaylardan biri oldu kesinlikle. bazen sadece o dolaplara bakmak için bile rotamı uzatıyorum, ne gelmiş ne gitmiş diye bakmak mahalleyle bağ kurduruyor resmen.
kubilay asisi25 Eyl 2026 08:06