kanada'da community league kültürü ve kurulan dostluklar

edmonton'a ilk taşındığımda kışın o -30 derecelerinde kapandık eve, kimseyi tanımıyoruz diye hayıflanırken karşı komşum duncan kapıyı çalıp "bugün mahalle liginin buz pisti açılışı var, gelmek ister misin?" dediğinde başladı her şey. anlatınca kulağa çok basit geliyor ama bu olayı buralarda sosyal hayatın can damarıymış meğer. her mahallenin kendi derneği, binası ve gönüllüleri var. o gün o buz pistinin başında elinde karton bardağıyla titreyerek bekleyen amcalarla, teyzelerle tanıştım. herkes o kadar içten ki, "nereden geldin, ne iş yapıyorsun?" diye sormaktan ziyade "gel sana bir sosisli verelim, şurada ateşte ısın" modundalar. (bkz: ) başlığında anlatılan o yardımlaşma ruhunu bizzat yaşamak çok acayip bir his. sonraki haftalarda kendimi mahalle derneğinin toplantılarında buldum. parka yeni salıncak mı yapılsın yoksa çiçek mi dikilsin diye tartışırken aslında mahalleliyle kaynaşıp o gurbet hissini yavaş yavaş attığımı fark ettim. duncan ile şimdi her hafta sonu önünde buluşup bahçe işleri için malzeme bakıyoruz, akşamları da birer bira içip buz hokeyi konuşuyoruz. kanada'da insan bazen o devasa mesafelerin içinde kaybolduğunu sanıyor ama bu mahalle dernekleri sayesinde aslında çok küçük ve samimi bir köyde yaşadığını hissediyorsun. yalnız olmadığımı bilmek burayı gerçekten evim gibi hissettirdi. gurbet falan kalmadı, mahallenin bir parçası oldum çıktım.
arda toronto10 Eki 2026 01:20