hollanda'da ev arama sürecindeki bitmek bilmeyen eziyet
geldiğimden beri en çok canımı sıkan, psikolojimi darmadağın eden şey herhalde şu ev mevzusu oldu. (bkz: ) diye boşuna demiyorlar, cidden insanı insanlığından soğutuyorlar. amsterdam'da iş bulup sevindiğim günleri hatırladıkça kendime gülüyorum, asıl savaşın ev ararken başlayacağını hiç tahmin etmemiştim. öncelikle o meşhur funda sitesine düşen ilanlara 5 dakika içinde mesaj atmazsanız direkt geçmiş olsun. bir bakıyorsunuz 200 kişi başvurmuş, emlakçı telefonlara bakmıyor bile. hadi şansınız yaver gitti de daveti aldınız diyelim; eve bir gidiyorsunuz, kapıda 15 kişi sıra bekliyor. kendimi mülakatta gibi hissediyorum, acaba yeterince düzgün giyindim mi, ev sahibine sempatik göründüm mü diye kasmaktan yoruldum. maaşın brüt 3-4 katı kazanma şartı zaten apayrı bir dünya. bekar halimle tek başıma o paraları kazanmasam sokakta mı yatacağım yani? bir de bu olayı çıktı başımıza. kiralık eve bile teklif artırmak zorunda kalıyoruz resmen. utrecht civarında küçücük bir stüdyo daire için istenen kiranın 200 euro üzerine çıkmayı teklif edenleri gördüm. gerçekten artık şans mı dersiniz, kader mi dersiniz bilmiyorum ama bu süreçte tükendim. eminim benim gibi aylarca airbnb köşelerinde sürünüp depozito dolandırıcılığına denk gelmemek için kırk takla atan çok kişi vardır. siz bu süreci nasıl atlattınız? hala her sabah funda bildirimleriyle mi uyanıyorsunuz yoksa bir şekilde kapağı bir yere atabildiniz mi?
ayse kuryesi27 Eki 2026 08:27