almanya'da iş görüşmelerindeki o aşırı dürüstlük hali
burada iş ararken ilk fark ettiğim şey, o bizim türkiye'deki 'hallederiz' ya da 'her şeyi biliyorum' tavrının burada duvara toslaması oldu. berlin'de bir fintech firmasıyla görüşmeye gitmiştim, adamlar üzerindeki 3 aylık boşluğu bile 'burada ne yaptın, neden çalışmadın?' diye öyle bir sordular ki sanırsın interpol tarafından aranıyorum. almanya'da kariyer yapmak demek, aslında sadece teknik beceri değil, o bitmek bilmeyen hazırlama sürecine ve her detayda şeffaf olmaya alışmak demekmiş. bir de şu olayı var ki, ilk altı ay resmen 'acaba bugün kovulur muyum' stresiyle geçiyor. türkiye'de deneme süresi genelde kağıt üzerinde kalır ama burada ciddi ciddi izliyorlar seni. bir arkadaşım münih'te büyük bir otomotiv firmasında işe girdi, ilk üç ay sadece dökümantasyon okuttular adama. 'ne zaman işe başlayacağım' deyince 'zaten iştesin, öğreniyorsun' dediler. yani öyle hızlı yükselip ceo olayım, linkedin'e her hafta başarı hikayesi atayım kafası burada pek sökmüyor. her şey adım adım, yavaş ve inanılmaz bir kural silsilesi içinde ilerliyor. (bkz: ) gibi pratiklikler beklerken iş hayatının o katı hiyerarşisi bazen yorabiliyor. ama günün sonunda o maaşın yatması ve belgesindeki net rakamı görünce 'neyse en azından emekliliğim garanti' diyorsun. tabii vergi dilimleri belini bükmezse, kendi durumunuz için bir uzmana danışmanızda fayda var. en azından benim başıma gelenler şimdilik bunlar.
hesap sormali31 Eki 2026 10:52