kanada'da iş ararken karşılaşılan o meşhur canadian experien

kanada'ya ilk indiğimde elimde kapı gibi master diploması, türkiye'nin en büyük bankalarında beş altı yıllık tecrübem vardı. sanıyordum ki toronto'ya ayak basar basmaz recruiterlar kapımda kuyruk olacak. gerçekler maalesef o meşhur duvarına toslayınca suratıma sertçe çarptı. burada işler türkiye'deki gibi ilana başvur, mülakata çağrıl, işi al şeklinde ilerlemiyor pek. en azından başlangıçta. adamlar senin türkiye'de ne yaptığınla, hangi dev projeleri yönettiğinle çok ilgilenmiyorlar; daha çok buradaki kültürü biliyor mu, buradaki ofis dinamiğine alışık mı diye bakıyorlar. ilk altı ay overqualified olduğum için reddedildiğim işlerin haddi hesabı yok. işin sırrı aslında linkedin üzerinden millete darlamak değil, o meşhur olayında bitiyor. starbucks'ta ya da tim hortons'ta tanımadığın insanlarla kahve içip ya ben ne yapabilirim diye akıl danışmak burada en büyük yöntemi. bir de mevzusu var ki, kanada'da yerel bir referansın yoksa işin gerçekten çok zor. ben çareyi önce gönüllü işlerde çalışıp, sonra kendi alanımın çok altında bir pozisyona girip o kanada tecrübesi tikini attırmakta buldum. sonrasında zaten önün açılıyor, o ilk kapıyı kırmak mesele. (bkz: ) konusunda yaşadığım kolaylığı iş arama sürecinde asla bulamadım. sonuçta sabır ve doğru insanlarla tanışma üzerine kurulu bir sistem var, profesyonellikten ziyade uyum ön planda tutuluyor gibi geliyor bana bazen.
frost tundra20 Eki 2026 08:39