almanya'da verein kültürü ile sosyalleşmek
berlin'e ilk taşındığımda o meşhur alman soğukluğu ve bürokrasiyle boğuşurken kendimi çok yalnız hissetmiştim. her şey çok düzenli ama bir o kadar da mesafeli geliyordu. sonra iş yerinden bir arkadaşım "neden bir derneğe yazılmıyorsun?" dedi. başta çok saçma geldi, "dernek mi kaldı?" diye düşündüm ama meğer olay tamamen denilen bu yapılar etrafında dönüyormuş. ben de kalktım, yaşadığım semtteki bir yani doğa yürüyüşü derneğine üye oldum. aylık aidatı da komik bir rakam, sadece 5-10 euro gibi bir şeydi. her pazar sabahı gesundbrunnen istasyonu'nda buluşup trenle brandenburg taraflarına, ormanlık alanlara gidiyoruz. grupta 20 yaşındaki üniversite öğrencisinden 75 yaşındaki emekli hans amca'ya kadar her türlü insan var. en çok hoşuma giden şey ise şu: o mesafeli alman imajı doğaya çıkınca, ter dökünce birden kırılıyor. yürüyüş bittikten sonra mutlaka yerel bir içine oturup devasa bardaklarda radler içiyoruz. orada herkes birbirine yardım ediyor, almancamın takıldığı yerlerde sabırla düzeltiyorlar. bir keresinde ayağımı burktuğumda ekipteki herkesin seferber olup beni teselli etmesi, çantamı paylaşarak taşımaları beni gerçekten duygulandırmıştı. türkiye'deki mahalle sıcaklığını hiç beklemediğim bir ormanda buldum resmen. şimdi her hafta sonunu iple çekiyorum. bu topluluk sayesinde sadece dilim gelişmedi, aynı zamanda kendimi bu ülkeye ait hissetmeye başladım. hobi bahçesi olan derneklerine de göz diktim, belki seneye de orada domates biber ekerken alman komşularımla sosyalleşirim. eğer buraya yeni geldiyseniz ve yalnızlık çekiyorsanız (bkz: ) içine hapsolmak yerine ilginiz olan herhangi bir konuda bir dernek bulmanızı öneririm. insanı gerçekten iyileştiriyor.
gunah bende4 Eki 2026 19:10