amerika'daki public library kültürü
taşınmadan önce kütüphane denince aklıma sadece vize haftası sabahlanan kasvetli binalar gelirdi ama buradaki sistemi resmen bir sosyal belediyecilik şaheseri çıktı. özellikle new jersey tarafındaki küçük kasabalarda bu işin dozunu iyice artırmışlar. bizim buradaki kütüphaneye ilk gittiğimde sadece kart çıkartıp kitap alacağımı sanıyordum ama meğer adamlar bütün sosyal hayatı oraya bağlamışlar. en çok şaşırdığım şey olayı oldu. mesela gidiyorsun, kütüphane kartınla new york'taki moma veya american museum of natural history için bedava bilet alabiliyorsun. normalde kapıda 30 dolar vereceğin yere kütüphane sayesinde ailecek bedava giriyorsun. bazen (bkz: ) benzeri bir kafa yaşamak istediğimizde kütüphaneden state park giriş kartı bile aldığımız oldu. bir de sadece kitap değil, library of things dedikleri bir bölüm var. geçenlerde bahçedeki çitleri boyamak için büyük bir merdivene ihtiyacım oldu, home depot'tan gidip 200 dolar vermeyeyim diye bakarken kütüphanenin web sitesinde gördüm; bildiğin devasa merdiveni, matkabı, hatta dikiş makinesini bile ödünç veriyorlar. haftalık programlarında çocuklar için story time saatleri, yeni gelen göçmenler için ücretsiz ingilizce konuşma kulüpleri falan hep bu binalarda dönüyor. hani (bkz: ) diyoruz ya, bence o sıcaklığın merkezi kesinlikle bu kütüphaneler. insanların vergilerinin nereye gittiğini somut olarak görmesi müthiş bir güven duygusu veriyor. geçen kış kombi bozulduğunda ısınmak için kütüphaneye sığındığımda olarak da hizmet verdiklerini öğrendim. türkiye'de kütüphane sadece ders çalışılan yerken burada mahallenin oturma odası gibi bir şeye dönüşmüş durumda. bu seviyede bir toplumsal fayda beklemiyordum, her gidişimde hala şaşırıyorum.
tugce ruhu27 Eki 2026 08:27