hollanda'da ev ararken yaşanan mental çöküş

başlığı görünce yine tansiyonum fırladı. amsterdam’da yaşamaya başladığımdan beri her şeyin bu kadar çirkinleşeceğini gerçekten tahmin etmemiştim. yaklaşık beş aydır her sabah başında f5 yaparak uyanıyorum, sanki bir işe yarayacakmış gibi. bir ilan düşüyor, daha on dakika geçmeden emlakçıya mesaj atıyorum ve gelen cevap standart: "maalesef randevularımız doldu". bedava peynir dağıtıyorlar sanki, altı üstü rutubetli bir stüdyo daire. geçen ay utrecht taraflarında bir ev için viewing randevusu koparmayı başardım. kapıya bir gittim, elli kişilik sıra var. içeride insanlar evi değil, birbirlerini süzüyorlar "acaba bu mu rakibim" diye. olay artık bildiğin açık artırmaya dönmüş durumda. ilanda yazan kiranın üstüne yapmadan ev tutmak imkansız hale geldi. brüt maaşının kiranın en az 3-4 katı olması şartını zaten geçtim, o artık giriş seviyesi kural. secereni dökmen, banka hesap özetlerini, iş kontratını sunman yetmiyor; bir de üstüne motivasyon mektubu yazmanı bekliyorlar. kendimi doktora başvurusu yapıyor gibi hissettim, "neden bu evi çok seviyorum" konulu kompozisyon yazdım resmen. hani (bkz: ) falan konuşuluyor ya, emin olun hollanda'daki bu barınma krizi başka bir seviye. en sonunda haarlem yakınlarında, metrekaresine bakınca insanın ağlayacağı kadar küçük bir yer bulabildim. o da tamamen şans eseri, emlakçının boş anına denk geldim herhalde. şimdi kombi bozulunca veya musluk damlatınca ev sahibine mail atmaya çekiniyorum, başım ağrır da huzurum kaçar diye ödüm kopuyor. . merak ediyorum, benim gibi bu yollardan geçip de aklını yitirmeyen var mı aranızda?
ruhu hazinses26 Eyl 2026 20:12