hollanda'da mahalle dayanışması ve borrel sıcaklığı

utrecht'in hafif dışındaki yeni mahalleme taşındığımda, o meşhur hollandalı soğukluğuyla karşılaşacağımı sanıyordum ama hiç de öyle olmadı. taşındığımın ikinci haftasında kapıma bir zarf bırakıldı. üzerinde el yazısıyla welkom yazıyordu. meğer bizim sokaktaki herkesin dahil olduğu bir grubu varmış ve beni de dedikleri mahalle içmesine davet ediyorlarmış. o akşam yan komşum maarten ve hanneke'nin bahçesinde toplandık. herkes evinden bir şeyler getirmiş; biri kızartmış, diğeri ev yapımı bir şeyler hazırlamış. o soğuk kuzeyli imajı o gece kafamda tamamen yıkıldı. çocukların okulundan tutun da çöplerin hangi gün alınacağına, mahalledeki en iyi fırının hangisi olduğuna kadar her şeyi tek tek anlattılar. yabancı olduğum için bir an bile dışlanmış hissetmedim, aksine herkes merakla türkiye'deki hayatımı sordu. bu dayanışma sadece içki içmekle de sınırlı kalmadı. geçen ay tatile gittiğimde anahtarımı hiç çekinmeden karşı komşuya bıraktım, bitkilerimi suladılar, kargolarımı teslim aldılar. hatta bazen üzerinden elimde fazla elma var, isteyen kapıdan alsın gibi mesajlar dönüyor. bu küçük ama samimi bağlar, insanı gurbette değil de gerçekten ait olduğu bir yerdeymiş gibi hissettiriyor. (bkz: ) gerçekten de insanın modunu yükselten bir durum. insanların birbirine sadece selam verip geçtiği bir yer değil burası, gerçekten birbirinin hayatına dokunmaya çalışan bir durumu var. bu sıcaklık sayesinde buradaki yalnızlık hissimi çok kısa sürede yendim.
bahar rotterdam18 Eki 2026 12:26