amerika'da target drive up konforu
türkiye'den ilk geldiğimde her market alışverişi benim için bir mesaiydi. koca koca otoparklarda yer ara, o devasa raflar arasında kaybol, kasada sıra bekle derken gün bitiyordu. sonra bir arkadaşın tavsiyesiyle uygulamasını indirdim ve denilen o mucizeyle tanıştım. olay şu: evde pijamalarınla otururken sütü, deterjanı, hatta bazen o an canının çektiği bir abur cuburu sepete atıyorsun. ödemeyi yapıp hazır olduğunda haber ver diyorsun. genelde iki saat içinde siparişiniz hazır bildirimi geliyor. asıl şov ise arabaya bindiğinde başlıyor. uygulamadan yola çıktım butonuna basıyorsun, mağazaya vardığında telefonunun gps'inden geldiğini anlıyorlar. otoparkın en önünde, üzerinde koca koca drive up yazan o özel yerlerden birine yanaşıyorsun. daha vitesi park konumuna almadan elinde senin poşetlerle bir görevli güler yüzle geliyor. camı bile açmana gerek kalmıyor bazen, bagajı uzaktan açıyorsun, pıt pıt yerleştirip kapatıyorlar. have a good one deyip gidiyorlar. ne yağmurda ıslanmak var ne de kasadaki o bitmek bilmeyen seanslarına girmek zorunda kalmak. özellikle kışın o buz gibi havada veya çok yorgun olduğun bir iş gününün çıkışında bu hizmet gerçekten hayat kurtarıyor. türkiye'deki teslimat uygulamaları gibi ama ek ücret yok, ürün fiyatı da mağaza ile aynı. (bkz: ) ile birleşince bu ülkenin tüketiciyi şımartma seviyesi bazen beni benden alıyor. gerçekten buradaki en sevdiğim pratikliklerden biri.
serdar sahin1 Eki 2026 08:56