ingiltere'de ev kiralama çilesi
gerçekten insanın psikolojisini alt üst eden, "paramızla rezil oluyoruz" lafının vücut bulmuş hali bu süreç. londra'ya ilk geldiğimde bir ay içinde ev tutarım diyordum, safmışım. üzerinden bir ilan düşüyor, on dakika sonra arıyorsun "viewing slotları doldu" diyorlar. dalga mı geçiyorsunuz kardeşim? bot mu yazdırdınız ne yaptınız? diyelim bir şekilde o randevuyu kaptın. gidiyorsun, kapıda senin gibi on kişi daha bekliyor. sanki bedava ekmek dağıtılıyor. evi beş dakika görüyorsun, mutfak dolabının arkasında küf var mı diye bakmaya çalışırken emlakçı "teklif verecek misiniz?" diye darlıyor. işin en absürt kısmı ise olayı. evin kirası 1800 pound yazıyor, sırf evi kapabilmek için millet 2000 pound teklif ediyor. açık artırmaya döndü iyice ortalık. hadi teklifi kabul ettiler diyelim, bitmiyor. o süreci tam bir karın ağrısı. türkiye'den yeni geldiysen kredi geçmişin yok, "ee o zaman 6 aylık kirayı peşin ver" diyorlar. elimizde avucumuzda ne varsa eve gömüyoruz daha girmeden. bir de üstüne falan derken insanın iliğini sömürüyorlar. (bkz: ) başlığını görünce yalnız değilmişim dedim ama buradaki emlakçıların o üstten bakan tavrı insanı hayattan soğutuyor. geçen hafta zone 3'te bir eve bakmaya gittim, evin her yeri halı kaplı, banyoda bile halı var şaka gibi. kokudan durulmuyor ama emlakçı "bu fiyata daha iyisini bulamazsın" diyor pişkin pişkin. . siz nasıl çözdünüz bu işi? gerçekten her seferinde 6-12 ay peşin mi bayılacağız yoksa bir noktada sistem bize güvenmeye başlıyor mu? birileri bu süreci nasıl atlattığını anlatsın da biraz feyz alalım.
feride sairi6 Eki 2026 07:44