kanada'da iş ararken karşılaşılan o meşhur canadian experien
türkiye'de kurumsal bir şirkette yıllarca kıçımı yırtıp, üzerine bir de yüksek lisans patlatıp toronto'ya geldiğimde kapıların bana sonuna kadar açılacağını sanıyordum ama kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. buraya adım atar atmaz suratıma çarpılan o "you don't have any canadian experience" lafı insanın cidden asabını bozuyor. yani senin o global projelerin, yönettiğin bütçelerin burada tim hortons'ta kahve dağıtmış birinin tecrübesi kadar hükmü yok ilk aşamada.
bu bariyeri aşmak için insanın önce egosunu bir kenara bırakıp dediğimiz o depo, market ya da paketleme işlerine girmesi veya şanslıysa kendi alanında çok daha düşük bir pozisyondan başlamayı kabul etmesi gerekiyor. ben ilk altı ayımda linkedin üzerinden binlerce başvuru yapıp bir tane bile mülakat daveti alamayınca cidden (bkz: ) meselesini sorgulamaya başlamıştım. meğer işin sırrı o soğuk başvurularda değil, kahve içmeye birilerini ikna edip kasmaktaymış.
burada sistem "kimi tanıdığın" üzerine kurulu olduğu için o meşhur olayına girmeden profesyonel bir koltuğa oturmak mucize gibi bir şey. bir de gönüllü işler (volunteering) çok kıymetli; özgeçmişine bir kanada kurumunun adını yazdırdığın an o kapılar gıcırdayarak da olsa açılmaya başlıyor. benim tavsiyem, cebinizdeki diplomaya çok güvenip gelmeyin, ilk sene o "kanadalılaşma" sürecindeki psikolojik savaşa hazırlıklı olun. sonrası zaten bir şekilde geliyor ama o ilk girişi yapmak tam bir sabır testi. her eyaletin ve sektörün dinamiği farklı olabilir, kendi spesifik durumunuz için mutlaka burada yaşayan bir mentorla görüşün derim.
tayfasi abla18 Eki 2026 20:26