ingiltere'de mahalle parkrun topluluğunun sıcaklığı

ingiltere'ye ilk taşındığımda o meşhur soğuk ve mesafeli tavır duvarına çarpacağımı sanıyordum ama (bkz: ) başlığındaki o kasvetli yorumların aksine bambaşka bir kapı açıldı önümde: parkrun. her cumartesi sabahı saat 09:00'da yağmur çamur demeden yerel parkta toplanan o acayip kitleyle tanışmak buradaki hayatımı gerçekten değiştirdi diyebilirim. manchester'da heaton park tarafında başladım bu işe. ilk gittiğimde sadece koşup kaçarım, kimseyle muhatap olmam diyordum ama bitiş çizgisini geçtiğimde o meşhur giyen gönüllü teyzelerin "well done love!" diye içtenlikle bağırması, hiç tanımadığım insanların sanki olimpiyat madalyası kazanmışım gibi alkışlaması aşırı samimi geldi. koştuktan sonra parkın içindeki ufak kafeye gidip "post-run coffee" içme ritüeli ise tam bir sosyalleşme madeni. orada tanıştığım emekli phil ve eşi sayesinde hem yerel aksanı biraz olsun söktüm hem de mahalledeki en iyi kasabın veya tesisatçının nerede olduğunu öğrendim. buradaki olay sadece spor değil, tam bir komünite hissi. kimse kimsenin ne iş yaptığını, ne kadar kazandığını sormuyor; tek muhabbet o günkü derecen veya ayakkabı seçimi oluyor. geçen ay doğum günümde koştum, sırtıma ufak bir "it's my birthday" kartonu asmıştım, parkur boyunca en az elli kişi ismimle seslenip kutladı. türkiye'de bazen apartman komşumla kuramadığım o bağı burada her hafta gördüğüm "running buddy"lerimle kurdum. özellikle buraya yeni gelip yalnız hissedenlere tavsiyem, barkodunuzu alıp cumartesi sabahı en yakın parkın yolunu tutun.
asli london21 Eyl 2026 07:39