amerika'da vize ve bürokrasi çilesi

yıllardır bu topraklardayım, hala her posta kutusunu açtığımda uscis’ten bir zarf çıkacak diye kalbim küt küt atar. abd’de bürokrasi demek aslında sabır sınırlarının sonuna kadar zorlanması demek. ilk geldiğimde f-1 vizesiyle uğraşırken o formunun kutsal bir emanet gibi korunması gerektiğini, uçağa binerken bile yanından ayırmaman gerektiğini acı yoldan öğreniyorsun. en ufak bir tarih hatası ya da imza eksikliği koca bir seneyi yakabiliyor. işin içine h-1b ya da green card süreçleri girdiğinde ise olay tam bir finansal ve zihinsel savaşa dönüşüyor. eğer şirketiniz karşılamıyorsa kesinlikle ücretini bir kenara ayırın; o 2500 dolarlık fark bazen altı aylık beklemeyi 15 güne indiriyor ki akıl sağlığınız için değer. bir de o meşhur yani sosyal güvenlik numarası meselesi var. o numara gelene kadar bankada hesap açmaktan tut ev kiralamaya kadar her yerde 'ghost' muamelesi görüyorsun. ssa ofislerine sabahın köründe gidip sıra beklemek bu işin raconudur. bir tavsiye verecek olursam; uscis’in gönderdiği her kağıdı, her onay formunu fiziksel bir klasörde saklayın ve mutlaka taratıp cloud’a yükleyin. amerika'da bir kağıt kaybolursa sistemin içinde o kağıdı tekrar buldurmak bazen imkansız olabiliyor. özellikle statü değişikliği beklerken kayıtlarınızı online sistemden düzenli kontrol edin, bazen giriş çıkış tarihlerini yanlış işleyebiliyorlar. bu süreçte (bkz: ) peşinde koşanların en büyük engeli genelde yeteneklerinden ziyade bu vize kotaları oluyor zaten. sonunda o plastik kart elinize ulaştığında yaşadığınız rahatlama hissini tarif etmek zor, sanki maraton bitirmişsin gibi bir boşluğa düşüyorsun. her vaka kişiye özeldir, o yüzden karmaşık durumlarda mutlaka lisanslı bir göçmenlik avukatına danışın derim.
nazli bulamadim26 Eki 2026 18:26