kanada'daki sessiz ve derinden giden mahalle dayanışması

geçen kış north york tarafında yaşadığım o devasa kar fırtınasından sonra bu ülkeye olan bakış açım tamamen değişti. sabahın köründe kalkıp kapının önündeki o 30-40 santimlik kar yığınını nasıl temizleyeceğim diye kara kara düşünürken, dışarıdan gelen bir makine sesiyle uyandım. pencereden baktığımda yan komşum duncan, kendi bahçesini çoktan bitirmiş, elinde ile benim drive-way'i de pırıl pırıl ediyordu. adamın ne bir mecburiyeti vardı ne de benden bir beklentisi. burada bu işin bir raconu varmış meğer; eğer kar püskürtme makinen varsa ve komşun yaşlıysa ya da o sabah meşgulse, sormadan girip temizliyorsun. sadece kar da değil, bazen fırtınada devrilen çöp kutularını toplamak, tatilde olan komşunun postalarını içeri almak gibi küçük ama insanı değerli hissettiren bir sürü detay var. türkiye'de büyükşehirde büyümüş, apartman otomatında bile kimseye selam vermeyen biri olarak bu olayı beni ilk başta çok şaşırtmıştı. insanlar gerçekten birbirinin açığını kapatmaya çalışıyor. mesela birisi bahçesindeki fazla meyveyi sebzeyi "free to take" yazıp yol kenarına koyuyor veya (bkz: ) içinde dönen o ücretsiz tohum paylaşım etkinliklerine katılıyorlar. bu yardımlaşma hali yapay bir nezaket değil, kışın o dondurucu soğuğunda hayatta kalmanın ve beraber yaşamanın getirdiği doğal bir refleks gibi. hala aklımdadır. bu küçük jestler, gurbette olduğun gerçeğini unutturup insana evinde hissettiriyor. kanada'nın o meşhur soğuğu, insanların bu sıcaklığıyla dengeleniyor resmen.
seyyah yolcu15 Eyl 2026 02:17