amerika'da yerel toplulukların insanı hayata bağlaması
seattle'da yaşadığım ilk kış ballard tarafında kimseyi tanımıyorken yağmurlu havanın da etkisiyle (bkz: ) benzeri bir ruh haline bürünmüştüm. derken bir cumartesi sabahı mahallenin yerel koşu grubuna katıldım. dürüst olayım, başlangıçta sadece spor yapıp dönerim diyordum ama işler hiç öyle gelişmedi. buradaki olayı gerçekten bambaşka. koşu sonrası mighty-o donuts'ta kahve içerken tanıştığım insanlar, bir hafta sonra evlerindeki barbeküye davet ettiler. türkiye'deki o çocukluk mahalle sıcaklığını burada, dünyanın bir ucunda bulacağımı hiç tahmin etmezdim. amerikalıların yüzeysel olduğu efsanesi bence sadece yüzeysel tanışıklıklarda kalıyor; bir kere o çemberin içine girince inanılmaz bir sahiplenme başlıyor. geçen ay bel fıtığı yüzünden yataktan kalkamadığımda, gruptan iki kişi sırayla gelip köpeğimi gezdirdi, kapıya yemek bıraktı. ne bir akrabalık var ne de yılların hukuku; sadece aynı hobiyi paylaşan insanlarız güya. falan gibi profesyonel çıkarların ötesinde, samimi bir kurdular etrafımda. özellikle (bkz: ) başlığında anlatılan o paylaşma hali her etkinlikte kendini gösteriyor. herkes bir şeyler getiriyor, kimse ben ne alacağım diye dert etmiyor. o yabancılık hissi, yerini yavaş yavaş evimdeyim hissine bıraktı. bu kadar bireysel görünen bir toplumda bu denli güçlü bir yerel dayanışma görmek beni hala şaşırtıyor ve mutlu ediyor.
aylin kurt11 Eyl 2026 14:01