hollanda'da iş ararken recruiter darlamasına maruz kalmak
hollanda'da kariyer kovalamak demek aslında linkedin üzerinden her gün en az üç tane "hi, i saw your profile" mesajıyla uyanmak demek. türkiye'deki o ağırbaşlı, bin dereden su getiren işe alım süreçlerinden sonra buradaki hız ve samimiyet başta bir "noluyor" dedirtiyor adama. ama işin aslı ordusuyla başa çıkmakta bitiyor. amsterdam'da bir kafede otururken bile yan masada birinin mutlaka bir ajansıyla mülakat yaptığını duyarsınız. randstad, yacht ya da hays gibi devler zaten her köşe başında pusu kurmuş gibi bekliyor. iş görüşmesine gidince de sadece teknik bilginize bakmıyorlar, o meşhur meselesi her şeyin önünde geliyor. "borrel'e katılır mısın?" sorusu aslında "ekiple gerçekten kaynaşır mısın?" sorusunun kod adıdır. bir de maaş pazarlığı konusu var ki, adamlar inanılmaz şeffaf. hakkın var mı yok mu diye çat diye soruyorlar, öyle saklama gizleme süreci yok. (bkz: ) üzerinden vizeniz bir kere hallolduysa, gerisi tamamen networking ve o darlayan recruiter'ları doğru yönetmekten geçiyor. en azından amsterdam ve utrecht çevresinde işler böyle tıkır tıkır, bazen insanı yoracak kadar hızlı yürüyor.
tilki rockcisi19 Eki 2026 12:32