almanya'da iş bulma ve kariyer
buraya ilk geldiğimde her şeyin saat gibi işlediği, sadece yeteneğin ve cv’nin konuştuğu bir meritokrasi hayal ediyordum ama kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. almanya'da kariyer basamaklarını tırmanırken en çok tosladığınız duvar o meşhur yani bizdeki karşılığıyla torpil değil de "tanıdık vasıtasıyla güven tesis etme" meselesi oluyor. istediğin kadar parlak bir cv'n olsun, stepstone veya linkedin üzerinden gönderdiğin yüzlerce çoğu zaman o soğuk hr algoritmalarında kaybolup gidiyor. ama içeriden birinin, atıyorum siemens'teki bir mühendisin veya berlin'deki bir startup'ta çalışan arkadaşının "bu çocuk iyidir" demesi, seni mülakat listesinin en başına taşıyor. bu durum sadece beyaz yakalılar için de geçerli değil; (bkz: ) başlığında da değinildiği gibi dil bir temel ama o dili kiminle, nerede konuştuğunuz asıl mesele. ben ilk düzgün işimi hamburg'da bir barda tanıştığım adamın kartvizitini vermesiyle bulmuştum. o günden beri de xing profilimi güncel tutsam da asıl enerjimi networking etkinliklerine ve eski mesai arkadaşlarıyla aramı iyi tutmaya harcıyorum. burada "kim olduğun değil, kimi tanıdığın önemli" lafı biraz daha kurumsallaşmış ve kibar bir kılıfa bürünmüş durumda. yani o meşhur alman disiplini bile bir noktadan sonra "tanıdık referansı" karşısında eğilip bükülebiliyor. kariyer planı yapacak olanlara tavsiyem sadece teknik sertifika kasmayın, o sertifikayı kimin gördüğü bazen teknik bilginizden çok daha kritik olabiliyor. işin hukuki veya sözleşme kısımları için mutlaka bir yaptırmayı da unutmayın, buralarda hakkını aramak da kariyerin bir parçası.
yine mi ben13 Eki 2026 09:38