kanada'da mahalle toplulukları ve beklenmedik dayanışma
toronto'ya ilk taşındığımızda o meşhur soğuklar yavaş yavaş bastırırken, kendimizi north york taraflarında bir apartman dairesine atmıştık. insanlarla nasıl sosyalleşiriz, bu koca şehirde nasıl çevre ediniriz diye düşünürken karşımıza çıkan grupları her şeyi değiştirdi. sadece eşya paylaşımı için girmiştim ama mevzu çok başka yerlere evrildi.
bir gün mutfak terazisine ihtiyacım oldu, grupta paylaştım. alt sokağımızda oturan sarah diye bir kadın "bende fazladan var, gel al" dedi. kapısına gittiğimde sadece teraziyi vermekle kalmadı, bahçesinden topladığı taze naneleri ve kendi yaptığı kurabiyelerini de elime tutuşturdu. o gün ayaküstü yarım saat sohbet ettik; bana mahalledeki en iyi kütüphaneyi, hangi marketin hangi gün indirim yaptığını tek tek anlattı. (bkz: ) başlığında bahsedilen o yardımseverlik ruhunun sokaklara taşmış hali gibiydi her şey.
geçen ay kapı çalındı, yan komşumuz bob elinde kar küreme makinesiyle duruyor. "senin drive-way çok dolmuş, gel beraber temizleyelim" dedi. hiçbir karşılık beklemeden, sadece komşu olduğumuz için yardım etmesi buradaki o bireysel ama topluma duyarlı yapıyı çok net özetliyor. yazın yapılan etkinliklerinde herkesin sokağa sandalyesini atıp ortak bir sofrada buluşması, göçmen olarak geldiğim bu topraklarda kendimi ilk kez gerçekten "evde" hissettiren andı. bu kadar soğuk bir iklimde bu kadar sıcak bir mahalle kültürü bulmayı hiç beklemiyordum açıkçası. insan burada yalnız olmadığını, düştüğünde elinden tutacak bir komşusunun mutlaka olduğunu bilmenin huzuruyla yaşıyor.
gonca calgary14 Eyl 2026 20:17