amerika'da mahalle barbeküleri ve komşuluk samimiyeti

new jersey tarafına ilk taşındığımda, o meşhur "amerikalılar çok mesafelidir, sadece yüzeysel selam verirler" klişesine kendimi öyle bir hazırlamıştım ki, kapı çalınca şaşıp kaldım. taşınmamızın daha ikinci günüydü, daha kutuların içinde boğulmuşken kapıda elinde kocaman bir tepsi kurabiyeyle yan komşumuz linda belirdi. o anki şaşkınlığımı anlatamam. asıl olay bir ay sonra düzenlenen ile koptu. bizim sokağın sonundaki çıkmaz sokakta bütün mahalle toplandı. herkes evinden bir şeyler getirmiş, tam bir havası hakim. ben de mahcup olmayayım diye bizim usulü bir kısır yaptım götürdüm, "bu neymiş" diyerek başına üşüştüler. o gün sadece yemek yemedik; mahalledeki okullardan, çöplerin ne zaman alındığına, hatta hangi tamircinin kazıkladığına kadar her şeyi öğrendim. o ana kadar kendimi bir "alien" gibi hissederken, bir anda sokağın bir parçası olduğumu fark ettim. türkiye'deki o eski mahalle kültürünün bir benzerini, hiç beklemediğim bir yerde bulmak beni inanılmaz rahatlattı. (bkz: ) başlığında yazılanların aksine, eğer doğru mahalleye denk gelirseniz o sığlık yerini inanılmaz bir dayanışmaya bırakabiliyor. geçenlerde arabamın aküsü bittiğinde daha ben yardım çağırmadan karşı komşu jim bagajından takviye kablosuyla koşarak geldi. o an "buraya gerçekten ait olmaya başlıyorum" dedim kendi kendime. bu tarz küçük jestler insanın içindeki o derin gurbet sancısını bir nebze de olsa dindiriyor, kendinizi evinizde hissettiriyor.
dundar hoca24 Eyl 2026 09:55