hollanda'da kapı önündeki o müthiş paylaşım ruhu
leiden'da sessiz sakin bir sokakta yürürken fark ettiğim, sonra da aslında tüm ülkenin bir parçası olduğunu anladığım o harika detaydan bahsedeyim: . türkçesiyle minik kütüphaneler ama sadece kitapla sınırlı değil bu işin felsefesi. insanların evlerinin önündeki o daracık kaldırımlara, yani dedikleri o minik bahçelere kondurdukları ahşap kutular resmen birer sosyal bağ noktası.
geçen ay bizim sokaktaki kutuda harika bir yemek kitabı buldum, yanına da birisi "denedim, çok güzel oluyor" diye not bırakmış. ben de yerine okuduğum bir ingilizce romanı bıraktım. sadece kitap da değil; baharda herkes kendi bitkisinden aldığı yani fide veya çelikleri kavanozlara koyup "bedava, alabilirsiniz" diye bırakıyor. o kadar medeni ve güvene dayalı bir sistem ki, kimse o kutuya zarar vermiyor ya da hepsini alıp götürmüyor. ama genelde herkes birbirinin ihtiyacını gözetiyor.
bu olay bana buradaki o meşhur (bkz: ) havasını hatırlatıyor. kapı önünde karşılaştığın komşunla o an ayaküstü hangi kitabı aldığını konuşurken buluyorsun kendini. büyük şehirlerin o soğuk, anonim havasını kıran, insanı "evet, burası benim mahallem" dedirten çok zarif bir gelenek. o kutulardan birine bir gün denk gelirseniz çekinmeyin, ruhu paylaşmakta gizli.
asli kopegi21 Eyl 2026 08:39