ingiltere'de kiralık ev bulma çilesi

londra'ya ilk taşındığımda her şeyin bu kadar vahşi bir yarışa dönüşeceğini tahmin etmemiştim. veya üzerinden ilan düştüğü an, işi gücü bırakıp o emlakçıyı aramanız gerekiyor. ilanın yayınlanmasının üzerinden 10 dakika geçtiyse geçmiş olsun, çoktan 20 tane viewing ayarlanmış oluyor bile. bu işin raconu artık ilandaki fiyatı ödemek değil, resmen açık artırmaya girmek olmuş. emlakçı size evin haftalık kirasını söylüyor ama arka planda dönüyor. millet evi kapmak için ilandaki fiyatın üzerine aylık 200-300 pound ekleyip, üstüne bir de "6 aylık kirayı peşin veririm" diye teklif sunuyor. foxtons veya dexters gibi büyük emlakçılarla uğraşmak zaten ayrı bir sabır testi. eve bakmaya gidiyorsunuz, kapıda sizin gibi 15 kişi daha bekliyor; sanki bedava bir şey dağıtılıyor gibi hissettiriyor insana. yatırmak bile evi tuttuğunuz anlamına gelmiyor, ev sahibi kontrolünden sonra tipinizi beğenmezse veya daha yüksek teklif veren birini bulursa pat diye eleniyorsunuz. (bkz: ) bile bu ev arama stresinin yanında bazen daha insancıl kalıyor. hele ki evcil hayvanınız varsa veya bulma şansınız yoksa işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor. geçenlerde zone 3'te minicik bir stüdyo daire için kapışan insanları görünce gurbetin bu kadar rekabetçi olmaması gerektiğini bir kez daha anladım. sizin de emlakçıların elinde oyuncak olduğunuz veya son anda kaçırdığınız o meşhur ev hikayeleriniz var mı?
kerem seyyah15 Eki 2026 21:11