amerika'da buy nothing grupları
buraya ilk taşındığımda her şeyi amazon üzerinden halletmeye çalışıyordum, evdeki her eksik için ayrı bir koli geliyordu. sonra yan komşum debbie, bizim mahallenin grubuna girsene dedi. başta böyle hibe gruplarından ne hayır gelir, herkes elindeki çöpü veriyordur diye düşündüm ama içine girince amerika'nın o meşhur tüketim çılgınlığının tam zıttı, muazzam bir dayanışma ağıyla karşılaştım. olay sadece bedava eşya bulmak değil, cidden bir topluluk hissi yaratıyorlar. geçen ay salondaki o boş köşe için bir lamba arıyordum, grupta paylaştım. iki sokak öteden birisi 'yıllardır depoda duruyor, gel al senin olsun' dedi. gidip kapısından alırken on beş dakika ayaküstü bahçecilikten, yerel market fiyatlarından falan konuştuk. insanlar çocuklarının küçülen tertemiz kıyafetlerini, hiç açılmamış mutfak gereçlerini, hatta bazen bahçelerinde fazla yetişen domatesleri bile 'gift' olarak paylaşıyorlar. (bkz: ) kadar gürültülü değil ama çok daha samimi bir bağ kuruyor. en son taşınırken elimde kalan fazlalık boyaları verdim, alan çocuk resim öğrencisiymiş, öyle sevindi ki anlatamam. kargo beklemek, iade ile uğraşmak yerine kapı önüne bir şeyler bırakıp komşunun hayatına dokunmak cidden insanın içini ısıtıyor. bu grupların en sevdiğim kuralı 'no buying, no selling, no trading'. sadece karşılıksız verme üzerine kurulu. kapitalizmin göbeğinde böyle bir örneği görmek insanı bazen şaşırtıyor ama amerika'nın bu lokal, yardımlaşmacı tarafı olmasa buradaki hayat çok daha mekanik olurdu. taşındığınız yerdeki yerel grubu bulursanız mutlaka girin derim, sadece eşya değil, komşuluk da kazanıyorsunuz.
begum abla19 Eyl 2026 18:35