ingiltere'de parkrun samimiyeti
i̇ngiltere'ye ilk taşındığım dönemde o hep anlatılan 'i̇ngiliz mesafesi' meselesi yüzünden kendimi biraz izole hissedeceğimden korkuyordum ama denilen o muazzam gelenekle tanışınca bütün fikrim değişti. her cumartesi sabahı saat tam 09:00'da ülkenin her yerindeki parklarda binlerce insan toplanıyor ve 5 kilometrelik parkuru kimisi profesyonel atlet gibi kimisi de köpeğiyle veya çocuk arabasıyla yürüye yürüye tamamlıyor. ben manchester tarafında yaşıyorum ve her hafta chorlton water park'taki koşuya katılıyorum. o sabahın ayazında, göl kenarındaki çamurlu yollarda dedikleri gönüllülerin fosforlu yelekleriyle size 'well done, keep going' diye bağırması, hiç tanımadığınız insanların sizi alkışlaması acayip bir moral kaynağı. koşu bittikten sonra o yorgunlukla beraber parkın kafesinde içilen ve yan masadakilerle 'rüzgar çok sertti bugün' muhabbeti yapmak kadar doğal ve samimi çok az şey var. burada kimse kimsenin mesleğini, gelirini, statüsünü sormuyor; sadece o anki ortak çaba ve parkur konuşuluyor. bu etkinlikler sayesinde mahalleden bir sürü i̇ngiliz emekliyle ve benim gibi sonradan gelen göçmenlerle tanışıp dost oldum. bazen insan sadece 'good morning' denmesini, bir topluluğun parçası olduğunu hissetmeyi özlüyor gurbette. parkrun tam olarak bu ihtiyacı, hiçbir ticari kaygı gütmeden, tamamen gönüllülük esasıyla karşılıyor. böyle anlar insanı bu ülkeye gerçekten bağlıyor. (bkz: ) sonrasında yapılan bu tür aktiviteler haftanın tüm stresini alıp götürüyor, kesinlikle tavsiye ederim.
buse liverpool22 Eyl 2026 16:48