ingiltere'de pub quiz sayesinde edinilen dostluklar

buraya ilk geldiğimde o meşhur soğuk ingiliz mesafesinden çok korkuyordum ama işler hiç öyle gitmedi. london fields tarafındaki ortamlarına takılmaya başladığımdan beri sosyal hayatım çok başka bir yöne evrildi. her hafta salı akşamları düzenlenen geceleri sayesinde inanılmaz samimi bir çevre edindim. ilk başta tek başıma gidip barın köşesinde biramı yudumlarken, yan masadaki phil "bizim takımda bir kişi eksik, genel kültürün iyiyse gelsene" dedi. o günden beri o masanın gediklisi oldum. grupta 70 yaşında emekli bir kütüphaneci de var, 20'lerinde bir grafik tasarımcı da. ingilizlerin o meşhur mesafeli tavrının, bir yerden sonra nasıl derinleştiğini bizzat gördüm. geçen ay ev taşırken phil ve eşi sarah'nın ellerinde sandviçlerle kapımda belirmesi, türkiye'deki o eski mahalle kültürüne duyduğum özlemi bir nebze dindirdi. özellikle (bkz: ) sayesinde hafta sonları beraber yürüyüşlere de çıkmaya başladık. kent taraflarına trenle gidip 15-20 km yürüyüp, sonunda yine bir köy pub'ında biten o pazar günleri ruhumu iyileştiriyor. meğer dedikleri şey burada sadece kağıt üzerinde değilmiş, doğru kapıyı çalınca ya da ortak bir amaç için bir araya gelince kapılar sonuna kadar açılıyormuş. burada insanlarla tanışmak için mutlaka bir hobi veya rutin üzerinden ilerlemek gerekiyor sanırım. eğer her hafta aynı saatte aynı barda veya parkta olursanız, bir süre sonra o topluluğun doğal bir parçası oluveriyorsunuz. benim için en büyük sürpriz, bu kadar bireyselci görünen bir toplumda, zor zamanımda yanımda biten insanların olmasıydı. gurbette olmak bazen zor ama böyle küçük dokunuşlar insanın içini gerçekten ısıtıyor.
sesi asisi19 Eyl 2026 17:35