amerika'da buy nothing grupları ve kapı önü ganimetleri

taşındığım ilk haftalarda nj tarafında, montclair civarında sokaklarda dolaşırken evlerin önüne bırakılmış sapasağlam mobilyalar, kutu kutu oyuncaklar ve üzerinde kocaman "free" yazan mutfak eşyaları görünce bayağı şaşırmıştım. başta herhalde birisi taşınıyor ya da çöpe atacaklar diye düşündüm ama işin aslı çok daha tatlıymış. bu memlekette diye şahane bir mevzu var. facebook üzerinden mahalle bazlı kurulan bu gruplarda insanlar elindeki fazlalıkları hiçbir karşılık beklemeden ihtiyacı olan komşusuna veriyor. sadece eşya da değil; bahçesindeki fazla domatesi paylaşan da var, çocuğu büyüdüğü için hiç açılmamış bez paketini bırakan da. geçen ay çalışma masasına ihtiyacım vardı, gruba yazdım ve iki sokak ötedeki teyze tertemiz ahşap masasını gel al dedi. giderken de bir kap kek tutuşturdu elime. amerika'da (bkz: ) gibi bir ön yargı var ama bu yardımlaşma ağları o tezi bayağı bir çürütüyor benim gözümde. insanların birbirine olan güveni de ayrı bir mevzu. "curb alert" diye bir şey var; eşyayı kapının önüne koyup gruba konum atıyorlar, kim önce gelirse alıyor. kimse "ya bu benim kapımdaki saksıyı da çalar mı" demiyor. kapitalizmin zirvesi dediğimiz bu coğrafyada, tüketim çılgınlığına karşı böyle bir yerel paylaşım ekonomisinin tıkır tıkır işlemesi beni hem şaşırttı hem de çok mutlu etti. özellikle yeni taşınanlar için (bkz: ) dertleriyle uğraşırken evi dizmek konusunda hayat kurtarıcı olabiliyor. . mahalledeki o topluluk hissini sonuna kadar hissediyorsun.
hakan efsanesi30 Eyl 2026 10:54